Aykut Kocaman'dan transfer açıklaması

Aykut Kocaman'dan transfer açıklaması
Aykut Kocaman'dan transfer açıklaması

Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, takımının Antalya kampında Bein Sports'a önemli açıklamalarda bulundu.;

İşte Kocaman'ın o açıklamaları:

Sizin çerçevenizde ligin ilk yarısı nasıl geçti?

- Bir tarafta üç senedir şampiyonluktan uzaktı Fenerbahçe ve şampiyon olmak istiyor. Diğer taraftan UEFA'dan kaynaklı uyulması gereken bir takım mali kriterler var. Diğer taraftan oyuncu grubunun özgüveni son derece düşük. Bunların hepsini bir araya getirdiğimiz zaman kadro üzerinden devam etmek gerekiyordu, ya da tamamen yenilemek gerekiyordu. Tamamen yenileme çok kolay değildi. O günkü şartlarda mevcut kadro üzerinden devam etmek çok daha mantıklı gözüktü fakat bunu da çok gerekli zamanda yapabildiğimizi söyleyemem. Bu şartlar sezon başladı. Önce Avrupa Ligi'nde iyi oynadığımı ve iyi sinyaller verdiğimiz iki Sturm Graz maçı oynadık.

Arkasından bize oranla klasman anlamında daha geride olan Vardar'a karşı hiç beklemediğimiz bir şekilde elendik. Bununla birlikte Göztepe ve Trabzonspor beraberliği ve iç sahada alınan istenmeyen skorlar sıkıntılı dönemi biraz daha sıkıntılı hale getirdi. Devamında gelen Medipol Başakşehir yenilgisi bu durumu daha da olumsuz anlamda pekiştiren bir durum yarattı. Sıkıtılar olacağını biliyordum, bunlara da hazırlıklıydım ama düşündüğümün, beklediğimin çok üzerinde gerçekleşen saha sonuçları ile karşılaştık. Bur durum, esas itibariyle kırılgan olan yapımızı çok daha geriletti ve ilk yarıya damga vuran en önemli faktör oldu. Ta ki Osmanlıspor maçına kadar gelen süreçte.

Osmanlıspor ve öncesindeki Kayserispor maçı, tarihsel olarak bakıldığı zaman pek kolay gibi gözüken bir durum değildi. İçeride oynayıp da 3-1'den maç vermek Fenerbahçe'nin genetiğine pek uygun değil. Arka arkaya aynı şeylerin tekrarlanması skor anlamında olağanüstü bir durumu gösteriyordu. Hakikaten Osmanlıspor maçında kadar olan ki süreç çok kırıcıydı. Benim de bir karar vermem gerekiyordu. Şöyle ki; yüksek karakterli, mesleğini seven, dayanışması yüksek son derece iyi bir takım var.

Fakat kıramadığımız bir şey var gibi gözüküyordu. Ben de bu anlamda sorumluluğu üzerime aldım. Sonraki süreç, devam etmemin doğru olacağı görüşüydü. Ve o andan itibaren de aslında bu kadar kırıcı etki yaşamasına rağmen tamamen değişen, istediklerini yapmaya doğru yönelen bir takım haline geldik. Öyle bir durum ki; bir tarafta korkunç karamsarlıklarla dolu bir tablo, ama diğer taraftan da, sadece kendi adımıza değil, ligde nasıl maçların olduğunu özetleyecek bir örnek vermek gerekirse; Atiker Konyaspor ile ligde oynadığımız maçtan bir gün önce oynanan Kasımpaşa -  Medipol Başakşehir maçında, 85 veya 86. dakikada Trezeguet'nin vurduğu top Volkan Babacan'ın göğsünden dönüyor. Yüzde 80-85 gol olma ihtimalinin olduğu bir pozisyondu. Diğer taraftan da Atiker Konyaspor maçında Valbuena'nın 90+4'teki kafa vuruşu. O pozisyonun da normal şartlarda gol olması gerekiyor. Bu söz ettiğim iki pozisyon normal şekilde sonuçlansaydı ilk devreyi lider bitirebilecek bir takım halindeydik. 

Geldiğinizde moral olarak, özgüven  olarak düşmüş bir takım vardı dediniz. Fenerbahçe geçmişte de kötü sezonlar geçirdi ama böylesi bir görüntüyü ben hatırlamıyorum. Kulüp özellikle 3 Temmuz sezonunun geri dönüşünden bile inanılmaz bir karakter ortaya koydu. Sezon başındaki görüntü normal değil gibiydi. Siz nasıl açıklıyorsunuz bu durumu?

- Aynen öyle ancak 3 Temmuz'un hem etkisinin, hem izlerinin pek geçtiği inancında değilim. O dönem çok sıcaktı. Müthiş bir reaksiyon verdi Fenerbahçe camiası. Doğru olduğuna, haklı olduğuna inandığımız bir yolda, sahada kazandıklarımızın masa başında elimizden alınmaması için müthiş bir reaksiyon gösterdik. Ama o sıcak bir dönemdi. Ancak sonra unutulan şu oldu; bu dönem hala bitmedi bence! Hala devan ediyor gibi gözüküyor. Aynı yoğunlukta mı? değil. Ancak etkileri hala devam ediyor. 

Takımın sezon başındaki görüntüsü ile şu anki görüntüsü arasında size göre ne fark var?

- Antrenör ekibim ile birlikte, farkları görmek adına sadece son oynadığımız maçları değil, oynadığımız her maçı tekrar tekrar izliyoruz. Kazandığımız olsun, kaybettiğimiz olsun, oyunun gidişatındaki farklar, siyah ile beyaz arasındaki keskin farklılık gibi değil. En azından kendi içinde bütünlüğü yansıtıyor diyebilirim. Fakat bu sezona damga vuran asıl şey, yaptığımız bireysel hatalar. Bunu özellikle söylüyorum, yanlış anlaşılmamasını özellikle rica ediyorum. Çünkü başarıyı veya başarısızlığı tanımlarken olaylara her zaman bir bütün olarak bakan birisiyim. Başarıda ve başarısızlıkta herkesin payı var. Bur durumdan kendimi soyutluyor değilim, tam tersine her şeyin içinde sorumlu olarak ben vardım ki Osmanlıspor maçından sonraki reaksiyonumun sebebi buydu. Sorumluluk alma düşüncesiydi. Diğer taraftan da, bunu söylerken altını şu şekilde çizmek istiyorum; Bizim gibi takımların seviyesi belli.

Buraya oyuncu alınırken, belli standartlara göre isimler kadroya dahil ediliyor. Şöyle ki; eğer 10 transfer yapıldıysa bunların  en fazla birinde veya ikisinde yanılmış olabilirsiniz. Bunun dışındaki sekiz isim genelde kulübün standartında uygun isimlerdir. Bu standardı oluşturan kriterlerin en başında gelen şudur; bu seviyedeki oyuncuların, diğer oyunculara göre katkı sağlama durumları yüksektir, basit hata oranları daha azdır. Bu kadar basit hata oranının yüksek olduğu bir dönem Fenerbahçe tarihinde yok! İsim olarak öne çıkarmak için söylemiyorum ama mesela Volkan Demirel. 15-16 yıldır Fenerbahçe kalesinde görev alıyor. Şampiyonluklar yaşadı, Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final, Avrupa Ligi'nde yarın final oynadı.

Bu kadar önemli bir futbolcu bile 2-3 sezonda yapacağı hatayı 8-9 maçlık periyodun içine soktu. Böylesi bir dönemde futbolumuzdaki değişimi anlatabilmek kolay değil. Kolay tarafından söylemek gerekirse; gol yeme, pozisyon verme sorunumuz biraz azaldı, bununla birlikte basit hata oranımız çok azaldı, bu durum yediğimiz gol sayısını olumlu anlamda etkiledi. Gol atma konusunda zaten sıkıntı yaşamıyoruz, hemen her maçta iki veya üzeri gol atabilecek düzeydeyiz.  Sonuç olarak futbolumuzda değişen neydi; oyunumuzda siyah ile beyaz kadar büyük farklar yoktu ama basit hata oranımızın düşmesi, pozisyon verme sayımızın azalması son altı maçta beş galibiyetlik bir seriye dönüştü. 

Saha dışındaki sabırsızlıklar, saha içindeki bireysel hataları tetikliyor mu size göre? 

- Elbette etkiliyor ama bunları dile getirmek başka, arkasına sığınmak başka. Biz profesyonellerin bunu tespit ettikten sonra üzerine çıkmanın çarelerini aramalıyız. Kolay bir şey mi? Kendi iç dünyamız açısından tabii ki bunlar işin zorlu tarafları. Fakat diğer taraftan, bunların arkasına sığınmanın anlamı yok. Dediğin doğru. Ciddi bir sabırsızlık var. Fakat Türk futbolunda da bu böyle, hayatımızda da böyle. Bu sadece Fenerbahçe'ye özgü değil ama Fenerbahçe'nin özel durumundan dolayı belki birkaç puan fazla olduğu söylenebilir. Yine de bu bizim baş etmemiz gereken bir durum. 

Şu açıdan sordum; bir maçta, bir mağlubiyette her şey bitmiş gibi karsamsar hava yerleşiyor ve ister istemez takıma sirayet ediyordur diye düşünüyorum. Bu açıdan soruyorum.

- Aynen öyle. Bu genel olarak bizim toplumsal yapımız. O coşkulu, başarının yakalandığı anlarda, Şampiyonlar Ligi'nde, Avrupa Ligi'nde 2-3 maç arka arkaya kazanıldığında "Biz final oynayacağız, kupayı kazanacağız" diye bir anda oraya doğru gidiyoruz. Tam aksine beklentilerin biraz altına düşüldünde de "Bizden hiçbir şey olmaz" şeklinde gelgitli bir ruh halimiz var. Bu 3 Temmuz'un da etkisiyle birkaç puan fazla oldu diyebilirim. Tekrar tekrar söylüyorum, bunları mazeret olarak değil, doğru bir tespit olarak söylüyorum. Oyuncu grubumuzla birlikte üstesinden gelmek için çaba sarf ettiğimiz bir durum. 

O baskılara transfer döneminde transfer baskısı da ekleniyor. Takıma takviye yapılmasını gerektiğini zaten söylüyorsunuz ama takımın başına geldiğiniz zamandan beri hem kulübün mali yapısı ortada hem başka isimlerin gelmesi için bazı yabancıların ayrılması gerekiyor. Bu tarz zorluklar da var...

DAHA YÜKSEK ORANLAR İLE OYNAMAK İÇİN TIKLA

Editör: Umut Köse

Aykut Kocaman'dan transfer açıklaması

Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, takımının Antalya kampında Bein Sports'a önemli açıklamalarda ..

Maç İstatistikleri

  • Rosenborg, Vaalerenga ile oynadığı iç sahadaki son 14 maçının 12 tanesinde kazandı (Bütün Turnuvalarda) Vaalerenga / Rosenborg
  • Seattle, Chicago ile oynadığı iç sahadaki son 5 maçında kazandı (Bütün Turnuvalarda) Chicago Fire / Seattle Sounders FC
  • Kansas City, Houston ile oynadığı iç sahadaki son 3 maçında berabere kaldı (Bütün Turnuvalarda) Houston Dynamo / Sporting Kansas City
  • FK Haugesund, Lillestroem ile oynadığı iç sahadaki son 4 maçında berabere kaldı (Bütün Turnuvalarda) Lillestroem / FK Haugesund
  •   Daha fazlasını göster

last-minute-iconİlginizi çekecek diğer konular

Rosenborg Valerenga İddaa ve Maç Tahmini 24 Haziran 201..

Rosenborg Valerenga İddaa ve Maç Tahmini 24 Haziran 2018   Norveç Ligi'nde ligin kaltieli ekiplerinde..

arama ikonuİNCELE

Stromsgodset Ranheim İddaa ve Maç Tahmini 24 Haziran 20..

Stromsgodset Ranheim İddaa ve Maç Tahmini 24 Haziran 2018   Norveç Ligi'nde çok keyifli ma&cce..

arama ikonuİNCELE

Bodo Glimt Sandefjord İddaa ve Maç Tahmini 24 Haziran 2..

Bodo Glimt Sandefjord İddaa ve Maç Tahmini 24 Haziran 2018   Norveç Ligi'nde şu ana kadar istediği oy..

arama ikonuİNCELE

Bu tahmin için yapılan yorumlar (0)

Henüz hiç yorum yapılmamış , ilk yorumu yapmak ister misiniz?